1 Yorum

Nasıl iyi bir yalancı olunur?


başarılı bir satış elemanı
Bu hikayeye başlamadan önce sizleri uyarmam gereken bir nokta var: Bu anlatacağım konu hakkında hiç ama hiç objektif değilim. Çok uzun yıllardır, artık kaç yaşından beri olduğunu bile bilemeyeceğim kadar uzun bir zamandır yani, tuttuğum, zaman zaman aklıma gelen ve hiç vazgeçmediğim bir inancım var. O da şu:

Satış veya pazarlamacılık (her ne kadar işletme jargonunda ikisi ayrı anlamlara gelen terimler olsalar da, ben birbirlerinin yerine de kullanacağım), temelinde yalan söylemeyi gerektiren bir meslektir/mesleklerdir.”

Neden böyle düşündüğümü bilemiyorum, ama neredeyse artık adım gibi emin olduğum bu düşünceyi, ondan vazgeçemeyecek kadar içselleştirdiğimi biliyorum o kadar. Belki de kendi satış ve/veya pazarlama yeteneklerimi eksik gördüğümden dolayı bir “kedinin ulaşımı dışındaki bir ciğer parçasına mundar” deme olayından ibarettir, bilemiyorum. Kaldı ki bu yazının amacı da, benim psikanalizime bir başlangıç yapmak değil. Tüm bunları, sadece az sonra yazacaklarım hakkında neler düşündüğümü size şimdiden söylemek için yazdım diyelim. Bu kısım bu kadar.

Amerika’da The Chronicle of Higher Education diye bir yayın var, yazıda bir daha gerekirse kısaca “The Chronicle” diye bahsedelim. Bu yayın, en azından Amerika’daki akademik dünyada ne olup bittiği ile ilgili başlıca haber kaynağı olma özelliği taşıyor. Artık yarı online, yarı basılı bir medya haline dönüşmüş olan The Chronicle aslında oldukça eski bir tarihe sahip ve şu anda halen Washington DC‘de yayınlanmaya devam ediyor.

Bu yayın organında geçtiğimiz günlerde oldukça ilginç bir makale yayınlandı. Yazan şu anda bir felsefe profesörü olan Clancy Martin isminde bir adam, yazının ismi ise “The Lie Guy“. Bu acayip İngilizce lafı Türkçe’ye nasıl çevirebileceğim konusunda bir fikrim yok, dileyenler Google Translate gibi araçlara başvurmakta serbesttir.

Clancy Martin, anlaşılan henüz felsefeye merak salmadığı günlerde, bir mücevher satıcısı imiş. Ve bu yazısında da o zamanki deneyimlerini ve iyi bir satışçının nasıl aynı zamanda iyi bir yalancı olması gerektiğini anlatmış. Yazının (her zamanki gibi) en mühim kısımlarını aşağıya alıyorum, buyrun:

Mücevherat ve lüks eşya satma işi – diğer bir çok işte, özellikle de satışa dayananlarda olduğu gibi – kendini yalanlara teslim etmiştir. Kullanılmış Rolex‘leri gerçekten ne iseler, müşteriye o şekilde tanıtarak satıp para kazanmanız oldukça zordur. Ama bir tanesini alıp güzelce temizlediğiniz ve onun olabildiğince yeni görünmesini sağladığınız zaman, işte ancak o zaman o satıştan biraz kâr etme şansınız doğar. Bir elması düzelterek parlatmak da oldukça subjektif bir iştir ve siz elması düzeltip parlattıkça sizin gözünüze elmas ne denli güzel ve alımlı görünüyorsa, değeri de o derece artar — elbette müşterinizi elmasın sizin söylediğiniz karatta olduğuna inandırabildiğiniz sürece. Bunu yapabilmenin ise son derece kolay ve etkili bir yolu vardır: Önce elmasın kaç karat olduğu konusunda kendinize yalan söylerseniz, daha sonra müşterinize de elmas hakkındaki “gerçeği” samimi bir şekilde söylemekte zorlanmazsınız.

Pis yalancı

İtirafçı yalancı - Clancy Martin

O zamanlarda satış elemanlarıma söylediğim şey şuydu: Eğer insanları kandırmakta uzman olmak istiyorsanız, öncelikle kendinizi kandırma sanatında bir uzman olmalısınız. İnsanlar ancak sizin kendi söylediklerinize içten bir şekilde inanç duyduğunuzu gördüklerinde size inanacaklardır. İlk başta insana yapması çok zor birşeymiş gibi geliyor, ama tersine çok kolaydır, çünkü zaten hepimiz kendimize yalan söylemek konusunda ustalaşmış durumdayız. Neye inanmak istiyorsak sadece ona inanırız. Ve müşteriniz de bu süreçte size yardımcı olacaktır, çünkü o da elması deli gibi istemekte ve sizinle konuşurken bir yandan da kendi kendine “bu büyüklükte ve kalitede bir elması başka nerede bu kadar uygun bir fiyata satın alabilirim ki?” diye sormaktadır. Aynı zamanda da, sizin saydığınız özelliklere gerçekten de sahip olan bir elması alabilmek için gereken parayı ödemeyi canı hiç de istememektedir. Sonuç olarak, her satış işlemi söylenen yalanların ve insanların kendini kandırmalarının özel bir birleşiminden başka birşey değildir.

Makalenin tümünü okumak isteyenler için ise linki burada.

One comment on “Nasıl iyi bir yalancı olunur?

  1. ama artık iyice inanmamaya başlayacağız karşımızdakine bende bu etkiyi yaratıyor. yani bildiğimiz bir ürünü alırken bile üzerinde yazılanların yalan olduğunu düşünmeye sevk edebilir. tabi şüphecilik bağlamında iyi olduğunu düşünebiliriz ama bir yere kadar. :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: