1 Yorum

Hayvanlar düşünür mü?

Kanzi Erol Atar'a poz verirkenHayvanların düşünüp düşünmediği konusu ilgimi çeken konulardan, daha önce de bu konu üzerinde bir iki kere yazmıştım (şurada ve burada görebileceğiniz gibi). Zira, gerçekten de halen bizim için gizemini koruyan bir soru bu. Hayvanlar düşünüyor mu, bunu hala bilmiyoruz ve ben bunu acayip merak ediyorum. Aynı şekilde, düşünüyorlarsa ne düşünüyorlar? Hissetme yetenekleri var mı, ya duyguları? Hepsinden de öte bir bilinçleri var mı? Peki ruhları? Hepsi sonu gelmeyen yeni sorulara yol açıyor.

Time dergisinin son sayılarından birinde bunun hakkında güzel bir makale yayınlandı, hemen yalayıp yuttum. Yazıyı oldukça beğendim, insan olmayan canlıların düşündükleri ve hissettikleri hakkındaki bildiklerimizi oldukça iyi toparlamış yazıyı yazan:


Birbirimizin arasına çektiğimiz setler ve korkutucu canavarlar birer birer sürüklenip gidiyor. Eskiden “İnsan alet kullanabilen tek canlıdır” der dururduk. Peki o zaman, şimdi bunu yapabildiğini bildiğimiz maymun ve kuş türlerini ne yapacağız? Tamam peki, insan empati kurabilen ve cömert olabilen tek canlı türü der ve işin içinden çıkarız, olmaz mı? O zaman da türdaşlarına resmen bağış yapan, karşılıksız yardım eden maymun türlerini ve ölülerinin ardından yas tutan filleri bir şekilde açıklamamız gerekir.

İnsanlar hayattan zevk alabilen ve gelecek hakkında bir fikre sahip olabilen tek canlıdır derler. Bu durumda, geçtiğimiz ay İngiltere’de yapılan ve rahat bir ortamda yetiştirilen domuzların daha iyimser olduklarını, yeni ve tanımadıkları bir ses duyduklarında ondan korkmak yerine ona ilgiyle yaklaştıklarını gösteren araştırmanın sonuçlarını nasıl değerlendireceğiz? Son çare olarak, insanın “dil” kullanmak yoluyla anlaşabilen tek varlık olduğunu öne sürsek? O zaman da sanırım Kanzi bu işi başkasına bırakmadan cevabı kendisi verecek ve bunun doğru olmadığını söyleyip geçecektir.

Kanzi bir röportaj sırasında

Kanzi bir röportaj sırasında

Tüm bunlar, insanı hayvanlar hakkındaki klasik görüşlerinden uzaklaşmaya zorluyor. Princeton Üniversitesi’nden Peter Singer, 1975 tarihli Animal Liberation kitabı ile ilk kez “hayvan hakları” kavramını tanıtmış ve bir nevi bu akımın öncüsü olmuştu. Acı çekme yetisinin türler arası ayrımı ortadan kaldırabilecek bir araç olabileceğini öne sürmüş ve kendimizin maruz kalmak istemeyeceğimiz türden, korku ya da endişeye neden olabilecek bir deneyimi hayvanlara da yaşatmamamız gerektiği fikrini ortaya atmıştı. Her ne kadar bu düşüncenin tüm dünya tarafından kabul gördüğünü iddia edemesek dahi, her geçen gün yenisi yapılan araştırmalar bu anlayışa dayanabileceği daha sağlam bir zemin sağlamaya devam ediyor.

Sonuç olarak, artık daha çok bilim adamı, hayvanların beynini incelemenin yeterli olmadığını, onların “zihinlerini” de anlamamız gerektiğini söylüyor.

One comment on “Hayvanlar düşünür mü?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: