4 Yorum

Yeni fikirler aklımıza nereden gelirler?

Uzun zamandır yazmadığımın farkındayım, tamamen zamansızlıktan. Ya da benim bir bahane olarak zaman bulamamayı gösterecek kadar diğer işlerin hayatımı meşgul edip blogla ilgilenmemle fırsat bırakmamasından. Neden böyle diyorum? Çünkü bu blogu yazmayı ve hatta okumayı seviyorum, sevdiğim bir işi uzun sayılabilecek bir süre aksatmış olmak için sizden önce kendime bir bahane bulmam gerekiyor, evet muhtemelen bundan.

Her neyse, bu boşluğu doldurmak için yeni birşeyler yazmak gerektiğinden ve şu anda ciddi emek harcayacak durumda olmadığından (bkz: üstteki paragraf), işin kolayına kaçmayı seçiyor ve size çeviri bir metni sunuyorum. Hem böylece devamlı İngilizce link vermemi eleştirenler ile hangi blogları takip ettiğimi merak eden arkadaşların da isteklerini bir anlamda karşılamış olurum diye umuyorum.

Seth Godin’in blogunda birkaç gün önce yayınlanan bu yazı ilk okuduğumda oldukça hoşuma gitti. E yeni fikirlerin aklımıza nasıl düştüğü meselesi de “yaratıcılık” olarak adlandırdığımız kavram ile hemen hemen aynı kapıya çıktığından hem blogun içeriğine uygun düşer, hem de sizinle paylaşmam  güzel olur diye düşündüm. Bir taşla iki kuş vurmam pek sık görülen bir özelliğim değildir aslında. Neyse, buyrun aşağıdaki yazıya, daha doğrusu tam yirmi tane yeni fikir kaynağını zekice bir araya getiren listeye:

Yeni fikirler nereden gelirler?

  1. Fikirler televizyon seyrederek gelmezler.
  2. Fikirler bazen bir dersi dinlerken gelebilirler.
  3. Fikirler çoğunlukla bir kitap okurken gelirler.
  4. İyi fikirler kötü fikirlerden gelirler, ama yalnızca kötü fikirlerin sayılarının yeterince çok olması durumunda.
  5. Fikirler konferans ve toplantı salonlarından nefret ederler, özellikle bir odanın geçmişinde aşırı eleştiri, kişisel saldırı veya can sıkıntısı varsa.
  6. Fikirler alakası olmayan evrenler birbiriyle çarpıştıklarında oluşurlar.
  7. Fikirler, genelde beklentileri karşılamak için gayret ederler. Eğer insanlar onların oluşmalarını ümit ederlerse, o taktirde oluşurlar.
  8. Fikirler uzmanlardan korkarlar, öte yandan bir işte henüz başlangıç aşamasında olanların zihinlerine bayılırlar. Birazcık farkındalık her zaman iyidir.
  9. Fikirler fışkırarak gelebilirler, ta ki siz bundan korkmaya başlayana kadar. Willie Nelson en büyük üç hitini bir haftada yazmıştır. [Burada araya girme zorunluluğu hissediyorum, zira bu listenin iyice kişisel gelişim kitaplarının diline bürünmeye başladığının farkındayım, ama baştan çeviri olacak dedim, ona uyuyorum. Yoksa bana ne Willie Nelson’dan falan, kimdir neyin nesidir onu bile bilmem, onu bırak şu anda kimmiş diye arama ihtiyacı bile hissetmiyorum, o kadar yani. CEG.]
  10. Fikirler belalardan gelebilirler.
  11. Fikirler egomuzdan da gelebilirler ve en iyi performanslarını biz cömert ve bencillikten olabildiğince uzak olduğumuzda gösterirler.
  12. Fikirler doğadan gelirler.
  13. Fikirler zaman zaman korkudan da gelebilirler (ki bu genelde filmlerde olur), ama çoğunlukla fikirler güvenden [kendine güvenden] doğarlar.
  14. Yararlı fikirler normalde uyanık olmaktan gelirler, geldiklerini farkedecek kadar zinde ve hazır olduğumuzda yani.
  15. Yine de, fikirler bazen de biz uyurken, yani biz onlardan korkamayacak kadar bilinçsiz olduğumuz zamanlarda gelirler.
  16. Fikirler göz ucuyla baktığımız bir şeyden fırlarlar ya da biz duş alırken, yani biz gelmeleri için hiç çaba harcamadığımız zamanlarda gelirler.
  17. Vasat fikirler tam da içinde bulunduğumuz anda mükemmel bir şekilde çalışıyor gibi görünen fikirleri kopyalamaktan çok hoşlanırlar.
  18. Daha büyük fikirler ise vasat fikirlerin üzerinden atlarlar.
  19. Fikirlerin pasaporta ya da vizeye ihtiyaçları yoktur ve genelde hiçbir ceza görmeden her türlü sınırı aşıp, sınırların ötesinde dolaşırlar.
  20. Bir fikrin bir yerlerden gelmesi şarttır, çünkü her neredeyse orada kalmaya devam ederse ve gelip bize “katılmazsa” haliyle gizli kalır. Ve de gizli kalan fikirler ne bir şey üretmeye yararlar, ne kimseye herhangi bir etkileri olur, ne de pazarla kesişme şansları olabilir. Öylece yalnız başlarına ölüp giderler.

4 comments on “Yeni fikirler aklımıza nereden gelirler?

  1. canlı olayan nesnelere -ler eki getirmek doğru değil aslında :)

  2. Benim aklımda da tam tersi kalmış. Nesnelerin çoğulları için kullanıldığında fiilin sonuna da çoğul eki getirilir şeklinde yani… İnsanlarda ise çoğul olsa bile yüklem tekil kalmalı diye düşünüyorum. Belki kötü bir örnek olacak ama “dün babamlar geldi” gibi mesela.

    Bu dilbilgisi tartışmasına iddialı arkadaşların da katkılarını da bekliyoruz.

  3. evet cansız özneye çoğul eki gelmiyor: elmalar döküldüler – elmalar döküldü. ama burda fikirlere bilinçli varlık muamelesi yapılmış o yüzden çoğul ekleri doğru. (daha doğrusu kullanıp kullanmamak yazarın nasıl bir etki uyandırmak istediğine kalmış.)

  4. Dürüst olmak gerekirse, herhangi bir anlam katmak ya da başka amaçla cümleleri o şekilde kurmamıştım. Açık olarak, yanlış bir kullanımdı. Aslında yazarken de bu konu üzerinde düşünmüş, ve açıkça görülüyor ki kulağıma nasıl geldiğine dayanarak verdiğim yanlış kararla hareket etmiştim.

    bu tür bir kullanımın doğru kabul edilebileceğini anlıyorum, ama “fikirler x’den gelir” şeklindeki kullanım da, şimdi üzerinde birkaç defa düşününce, daha doğru ve güzel geliyor bana.

    Belki de üstteki yazıyı bu şekilde revize etmeyilim, ama bunu biraz düşüneyim izin verirseniz. Yazının orijinal şekliyle de çok oynamak istemiyorum, beni daha rahatsız içeren bir imla kullanımı içerse dahi..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: