4 Yorum

Şu plasebo dedikleri meğer neymiş..

meşhur plasebo ilacı işte bu!Daha önce bu sitede bilimsel araştırmalarla ilgili birkaç yazı okuduysanız, sık sık bahsetmemden dolayı iyice bellemişsinizdir ki  bu “plasebo etkisi” denilen ve ilaçların denenmesinde yoğun olarak bir ölçüm kriteri olarak kullanılan şey, aslında insanların kendi kendilerini kandırmalarının psikolojik etkisinden başka birşey değil. Ha yok, eğer ben bu olay hakkında daha fazla birşeyler öğrenmek istiyorum diyorsanız, sizi halihazırda bu konuda bilgi barındıran Wikipedia’ya yönlendireyim, daha kolay olur: Şöyle buyrun

Gelin görün ki, plasebo adı verilen bu “psikolojik etki” sadece insanların kendi kendilerini ilaç aldıklarına ya da tedavi gördüklerine inandırarak iyileştirmelerinde işe yaramıyormuş meğer. Günlük hayatta da  envai şekilde karşımıza çıkabiliyormuş. Nasıl mı, işte şöyle:

– Örneğin, asansörlerin büyük çoğunluğunda kapıyı erken kapatmaya yarayan ve  (>|<) şeklindeki düğme var ya hani, 1990’ların başından beri imal edilen asansörlerdeki düğmeler aslında hiçbir fonksiyona sahip değilmiş. 2003 yılında meşhur asansör firması Otis firmasından mühendisler, Wall Street Journal‘da yayınlanan bir makalede bunu açıkça itiraf etmişler.


– Yine benzer şekilde, ofislerde yer alan klimanın sıcaklık kontrol düğmesini de bilirsiniz. O da bir aldatmacadan başka birşey değilmiş ve tek amacı çalışanlara o ortamı “kontrol edebildikleri” hissini yaşatmakmış.

– New York Times‘ta 2004 yılında yayınlanan bir yazıda çok ilginç bir gerçek açığa çıkmış. Yazıya göre, yayaların karşıdan karşıya geçtiği ışıklı yaya geçitlerinde, üzerinde “geçmek için basın” yazan ve yolun kenarına gelen herkesin basma ihtiyacı hissettiği o direğin üstündeki butonlardan New York’ta toplam 3,250 tane olmasına rağmen, 2,500 tanesi –bravo doğru tahmin ettiniz- hiçbir işe yaramıyormuş.  Yetkililer  merkezi bilgisayarlar tarafından yönetilen trafik ışıkları kullanılmaya başladıktan sonra yaya butonlarının çoğunun devre dışı bırakıldığını, buna rağmen bundan habersiz halkın hala o butonlara ümitle basmaya devam ettiklerini belirtmişler.

E peki bunların doğru olduğunu nereden bileceğiz? Ya ben sizi ya da birileri hepimizi yiyorsa?

Böyle bir ihtimal var, çünkü aslında ben de bu bilgilerin kaynağı olan Futility Closet blogunun yalancısıyım.  Üstelik siteyi de ilk kez bu yazıyla gördüğümden dolayı güvenilirliği konusunda hiçbir bilgim yok, ama şöyle bir baktım da, bayağı ilginç bir blog, o yüzden yine de tavsiye ederim :)

Bu işlerin doğruluğu konusunda başvurabileceğimiz bir kaynak da yok değil aslında: Kendi hayat tecrübelerimiz. Benim uzun süre kullandığım bir asansördeki “kapat” tuşunun çalışmadığından ben adım gibi emindim mesela, ama o asansöre özgü bir mesele sanıyordum.

Yayalar için koyulan o trafiği durdurma butonları hakkında ise çok daha kesin kanıtlar sunuyorum. Lütfen aşağıdaki Kanıt A‘ya bakınız:

Zavallı bir şehir insanının umutsuz çırpınışları

Bu görmüş olduğunuz fotoğraf, tamamen benim araştırmacı gazeteciliğimin bir eseri olup, bu sabah saatlerinde Türkiye sınırları içinde çekilmiştir.

Söz konusu trafik ışıklarının belirli süreleri olduğunu hemen herkesin bildiği (bu aslında pek meşhur) ışıklar, yayaları dakikalarca bekletmesiyle bilinmelerine rağmen, butonlar hala direğin üzerindeki yerlerinde durmakta ve zavallı şehir insanına yalan yanlış ümit dağıtmaya devam etmektedirler. Evet, acınası halimiz gerçekten de budur.

İşte bu yüzden, plasebo düğmelere hayır!

4 comments on “Şu plasebo dedikleri meğer neymiş..

  1. […] Daha önce bu sitede bilimsel araştırmalarla ilgili birkaç yazı okuduysanız, sık sık bahsetmemden dolayı iyice bellemişsinizdir ki  bu “plasebo etkisi” denilen ve ilaçların denenmesinde yoğun olarak bir ölçüm kriteri olarak […] Haberin Kaynağı: WordPress.com Top Posts […]

  2. Bizim Ankara Hukuk’un önünde de vardı bu düğmeden, sürekli basardık ama bir halta yaramazdı; meğer kandırılıyormuşuz.

    Can Bey, takip ettiğiniz yabancı blogların ufak bir listesini verseniz de arada biz de baksak nasıl olur? :)

  3. Ufak bir listesi yok, oldukça uzun bir listesi var :) Eğer Google Reader kullanıyorsanız sizinle “share” edebilirim. Mail adresim sitenin “Iveuosa” isimli ne isminden, ne de kendinden bugüne kadar bir hayır gelen sayfasında…

  4. Yazıyı okumakta biraz geç kalmışım, ama yine de yorum yapmaktan kendimi alamadım :)
    Benim oturduğum semtte yayalar için bu düğmelerden birkaç yerde var ve gerçekten de bu düğmelere basılmadan yayalara yeşil ışık yanmıyor. Ancak sanırım halkımızın teknolojiye (vaya kurallara, belki de devlete artık bilemiyorum) güveni sonsuz (!) olduğundan bu düğmelerin işe yaramadığı inancı bizim oralarda o kadar yaygın ki genelde ışığa ulaştığımda bekleyen onlarca insan oluyor, ancak hiçbiri düğmeye basmıyor. Bazen birkaç dakika onlarla birlikte bekledikten sonra aklıma geliyor ve düğmeye basıp hepimizin çilesine son veriyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: