2 Yorum

Hafıza hakkındaki tüm bildiklerimizi işte bu beyinden öğrendik!

İşte tam olarak resimde görülen bu beyinden (canlandırma değildir):

Henry Molaison'un beyni

Bundan uzun yıllar önce bir beyin cerrahı, epilepsiden muzdarip Henry Molaison’un (ki kendisi tıp literatüründe daha ziyade meşhur “Hasta H.M.” olarak bilinir) kafatasını kesip beynini ameliyat etmeye başladığında, modern zamanların en ünlü beyin araştırmalarından birini başlattığını elbette ki bilmiyordu. Öğrendiği herhangi bir şeyi birkaç dakikadan fazla hafızasında tutamayan Molaison’un beyni, altmış yıl önceki bu ilk ameliyattan sonra bir çok araştırmaya konu oldu ve şimdi yeni araştırmalara da kaynaklık etmeye devam ediyor. Bu bakımdan, onun “dünyanın en ünlü beyni” sıfatını hakettiğini söylemek pek de yanlış olmaz sanırım :)

Molaison’un beyni, şu anda mikroskopik dilimlere ayrılmış durumda ve neredeyse nöronlar seviyesinde gözlemler yapılarak insan beyninin yapısını daha iyi anlayabilmek için kullanılıyor. İlginç ve beklenmedik bir şekilde bu konuda upuzun ve oldukça güzel bir yazı yayınlayan Amerikan Esquire dergisinin son sayısındaki bir makaleden kısa bir parçayı serbest çeviriyle (ve de bir sürü yorum katarak) aşağıya alıyorum:


Corkin, Henry [Molaison] ile ilk kez Brenda Milner’in Montreal’daki laboratuvarında karşılaştığında yıl 1962 idi. İlk ameliyattan o güne kadar geçen süre zarfında, henüz hayatta olan Molaison’un beyni üzerindeki çalışmalar devam etmiş, Brenda Milner kendi gözleriyle onun davranışlarını inceleme imkanı bularak, insan hafızasının çalışma ilkeleri hakkındaki zamanın bilimsel anlayışını önemli derecede değiştiren ve genişleten gözlemlerde bulunmuştu. Ancak, hala Henry’nin sahip olduğu gizemlerin farkındaydı ve bu gizemleri çözmek için büyük bir arzu duyuyordu. Onun hakkında gözlemleri yoluyla belgelediği ve hala kimse tarafından anlaşılamayan bir çok olgu varlığını sürdürüyordu.

Örneğin, Henry’nin hayatının ameliyat sonrasındaki bölümlerini hatırlayamaması durumu, ilk başlarda tümüyle hayatının o bölümünün hafızasından silindiği izlenimini verirken, zamanla bazı istisnai olaylarla pek de öyle olmadığı görülmeye başlandı. Bazı şeylerin, o ya da bu şekilde, yani beyninin içinde nasıl olduğu anlaşılamayan yollarla, Henry’nin hafızasına “tutunabildiği” ve onun anıları haline geldiği anlaşıldı. Henry, Dallas’ta bir Amerikan Başkanı’nın öldürüldüğünü biliyordu örneğin, oysa Kennedy suikastı ile sözünü ettiğimiz ve sonrasını hatırlayamadığı o ilk ameliyat arasında neredeyse on yıllık bir süre geçmişti. Henry, çok meşhur ve artık bir ikon haline gelmiş birinin ismini yarım yamalak, mesela” Bob Dy…” olarak birisinden duyduğu zaman, onun ismini doğru olarak tamamlayabiliyordu [yani, “Ha evet, Bob Dylan, ben tanıyorum onu” diyordu herhalde]. İlk ameliyatın gerçekleştiği 1953 yılında ise Bob Dylan, gerçek adıyla Robert Zimmerman daha 12 yaşında, muhtemelen can sıkıntısından patlayan bir çocuktu. [Ki, biliyorsunuz kendisi, yani Bob Dylan aslen Kağızmanlıdır. Gerçekten!]

Bu tür birbiriyle bağlantısı yokmuş gibi görünen anıların, nasıl olup da hiçbir şeyi bir kaç dakikadan fazla aklında tutunamayan bir adamın hafızasında yer ettiği henüz anlaşılamamıştı. Hasta H.M.” ya da onun gizemli beyni sırlarını kolay kolay ele vermemeye kararlı görünüyordu.

Esquire‘daki yazı, işte o ilk ameliyatı gerçekleştiren doktorun torunu tarafından kaleme alınmış. İngilizce bilenler, okursanız pişman olmazsınız, benden söylemesi. Hem devamında hafızanın çalışması hakkında onun beyni sayesinde daha neler anladığımızı da öğrenme şansınız da var.

(Henry, nispeten daha yeni, 2008 yılında ölmüş, 62 yaşındaymış. Bu kadar ilginç bir hayatı 62 yıl boyunca sürdürmek nasıl bir şey olabilir? Gerçekten müthiş derecede ilginç bence!)

2 comments on “Hafıza hakkındaki tüm bildiklerimizi işte bu beyinden öğrendik!

  1. ah çok korkunç ya. ilk defa the economist’teki bir makalede duymuştum bu adamı, çok etkilenmiştim. düşünsene bu ameliyatı olduğunda 20lerindeydin. ondan sonra hafızan durduğu için senin için zaman da durdu. bir gün aynaya bakıyorsun ve yaşlı bir adam olduğunu görüp şok geçiriyorsun. ne zaman yaşlandın? hatırlamıyorsun. dahası aynı şoku yıllardır yaşıyorsun ama bundan haberin bile yok.

  2. […] Kaynak:Neşeli Beyin Telif bildirimi:Tüm hakkı kaynak adrese aittir.İzinsiz kopyalanamaz. […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: