3 Yorum

Kendi sahibini vuran robotun inanılmaz ama “gerçek” hikayesi

Dellenen bir robotun sebep olabileceği felaketler

Sen de mi Brütüs?

The Salt Lake Tribune, Amerika’nın Utah kentinde yüz yıldan fazla bir süredir yayınlanan ve halen en çok satan yerel gazetesi. Yerel dediğime çok da bakmayın siz, gazetenin tirajı 140,000 civarında seyrediyor ki, bizim buraya gelse neredeyse ulusal gazeteler arasında ilk beşe girer. Gazetenin ilginç tarihini okumak isteyenler şu linke göz atabilirler.

İmdi, bu gazeteden ayrı olarak, bir de Jess Nevins diye bir adam var ki adamın yaptığı işi tanımlamak pek kolay değil, gerçekten çok ilginç bir kişilik (yukarıdaki linkte neler yaptığını daha sonra okumanızı tavsiye ederim). Genel anlamıyla bir koleksiyoncu, tarih meraklısı, ansiklopedi yazarı ya da bibliyofil olarak adlandırabiliriz.

[Bu arada hiç yoktan ve aniden Türkçe’ye yeni kazandırdığım bibliyofil kelimesinin de hayırlı olmasını canı gönülden diliyorum! Gerçekten de hiçbir sözlükte bugüne kadar bu sözcüğün yer almaması ne kadar ilginç ise, Türkçe’de bir karşılığının olmaması da o kadar şaşırtıcı ve düşündürücü. Oysa buna benzer bin tane kelimeyi katmışız dilimize; sinefil, pedofil vb gibi. E, aynı kökten gelen bibliyografya da çoktan kullanılır olmuş “bir konu hakkındaki yayınların tamamı” anlamında. E o zaman “bibliyofil”in suçu ne diye sormazlar mı adama?İşte böyle soramasınlar diye, ben de bundan böyle biline, kattım Türkçe diline bibliyofil lafını, “kitapları çok seven” anlamına gelsin diye. :)]

Her neyse, yine son derece absürd bir girişe daha imza atmanın karmaşık hisleri içerisinde diyeceğimi diyeyim de gideyim, daha işim var bugün. İşte bu Jess Nevins’in bir kitabı sayesinde zamanında Salt Lake Tribune gazetesinde yayınlanan ilginç bir makaleden haberim oldu. Buyrun, aktarıyorum (ama bir yandan da “aktarmak”ile “aktar” sözcüğü nasıl olmuş da bu kadar benzeşmiş, onu da  düşünmeye engel olamıyorum, ama neyse):

1932 yılında bu gazetede yayınlanan bir haberde, robot uzmanı Harry May’in sahnede kendisinin yaptığı bir robot tarafından İngiltere’de nasıl vurulup yaralandığı hikaye ediliyormuş.

1932 yılının Ekim ayında yayınlanan ve bilinçli olarak yarı kurmaca yarı gerçek bir üslupla kaleme alındığı açıkça belli olan bu haber, gerçekten muhteşem ve son derece vurucu bir giriş cümlesiyle başlıyor: “O gece son derece bilimsel bir gece olacaktı!”

Daha sonra haberi yazan arkadaş, okuyucularına Harry May’in sahne şovunu ve kendisinin yaptığı ve şovda kullandığı robotu tarif ederek devam ediyor hikayesine. Buna göre, robot ayağa kalkmak ve oturmak gibi bazı basit hareketlerin yanısıra -anlıyoruz ki- silah kullanmak gibi beceriler de gösterebiliyormuş. Gel gör ki, şov sırasında robotun zamanından önce silahı ateşlemesi sonucunda bir anda herşeyin mahvolduğunu dehşet içinde öğreniyoruz. Robot, kendisini yapan sahibini (yani bir anlamda yaratıcısını) ciddi bir şekilde silahla yaralamakla kalmamış, bunun üstüne bir de bazı İngiliz hanımefendilerini korkutarak çığlık atmalarına, centilmen İngiliz erkeklerinin ise “Silah patlıyor!” diye uyarı naraları atmasına neden olmuş.

Haber, son zamanlarda (yani 1932’ye göre son zamanlarda) iyice alıp başını giden robotlar üzerindeki güya bilimsel çalışmalar hakkında bolca laga luga yaptıktan sonra,  işte bizim bilimkurgu zannettiğimiz şeylerin nasıl da zaman zaman gerçeğe dönüşebileceği ve korkunç sonuçlara yol açabildiği konusunda bizleri uyararak sona eriyor. Zaten, sağduyulu bir muhabirden de bu şekilde bir sonuç beklenirdi, bu yüzden haberin buralarına şaşırmıyoruz. Ama eksik kalan bir kısım olmuş bence, bu hain ve çıldırmış robotun daha sonraki akıbeti hakkında ne yazık ki bizi bilgilendirmiyor ve bu yüzden muhabire verdiğimiz artı notun üzerini bir anda siliveriyoruz.

Son olarak, haberin alt başlığından da bahsetmeden geçemeyeceğim, çünkü o da aynı derece eğlenceli. Orada da şöyle demiş bu sorumlu gazetecilikten nasibini bolca almış arkadaşımız:

“İki tonluk robot aniden kendi kendine bir “bilinç” [o “mind” yazmış, bana bilinç daha doğru geldi] geliştirdi ve mucidini onun kendisini de bir gün yok edebileceği düşüncesiyle yaraladı.”

Gerçekten de tüm sayfa tutan bu haberi görünce, günümüzde asparagas haber yapan arkadaşlarımızın haline acımaktan kendimi alamıyorum, böyle bir klasiği geçmek için ne kadar çalışsalar boşuna gibi geliyor. Ama elbette umutsuzluğa yer yok! Asparagas hiç şüphesiz ki yoluna her zaman daha da ilerleyerek devam edecektir!

Bu yazımı da bitirirken, yine size küçük bir iyilik yapmaktan kendimi alıkoyamıyor ve haberin yayınlandığı sayfanın bütün görüntüsünü pdf olarak da dikkatinize sunuyorum.

Hayır, lütfen, bakın beni ağlatıyorsunuz, ben bunları bilimin ilerlemesi için yapıyorum, alkış ve takdir toplamak için değil, gerçekten, lütfen.

3 comments on “Kendi sahibini vuran robotun inanılmaz ama “gerçek” hikayesi

  1. enteresan ama çok güzel.

  2. Kimin aklına gelirdi: meğer hiddetlenip, fevri davranıp kendi sahibini vurmaya kalkan robotun kökenleri Anadolu’ya uzanıyormuş. (http://www.tebkobitv.com/video/ilk-robotun-mucidi-anadoludan?utm_source=newsletter&utm_medium=email&utm_campaign=ilk-robotun-mucidi-anadoludan)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: