8 Yorum

Kurtlar nasıl köpeğe dönüştü?

Kurtlar köpeğe evrimi

Kurttan köpeğe evrim

Richard Dawkins’in Amerika’da ve İngiltere’de yayınlanan son kitabının ismi gerçekten güzel ve iddialı; The Greatest Show on Earth: The Evidence for Evolution. Kitap henüz Türkiye’de piyasaya çıkmadı, ama eli kulağındadır, malum Dawkins’in kitapları özellikle son yıllarda en iyi satan kitaplar arasında.

Bu kitabın bir bölümünde, Dawkins kurtların hangi evrelerden geçerek nasıl önce kendi kendilerine ehlileştiklerini, daha sonra insan tarafından da evcilleştirilmeleri sonucunda, köpeğe  nasıl evrimleştikleri hakkında ilginç bir teori sunuyor. Benim İngilizce’den çeviri kabiliyetimin el verdiği ölçüde keyfine varabilirsiniz:

“Kurtların bir zamanlar, köylerin en uzak noktalarındaki çöplüklerde yiyecek bir şeyler bulabilmek için dolanıp durduklarını düşünebiliriz. Bu kurtların birçoğu, onlara taş ve sivri maddeler atan insanlardan korkuyor ve haliyle böyle bir durumda olabildiğince uzağa kaçıyordu. İnsan gördüklerinde ise, insanların görüş mesafelerinden çıkana kadar ormanın derinliklerine süratli deparlar attıklarını düşünmek de çok zor değil.

Fakat bu kurtlardan bazıları, genetik yapılarındaki küçük bir farklılık sonucu diğerleri kadar uzağa kaçamıyordu (yani gidebildikleri mesafeler diğer kurtların ortalamasının altındaydı). Bunun sonucu olarak, bu kurtların hayatları haliyle kaçabilen diğer kurtlara göre zamanla daha riskli bir hal aldı ve diğerlerine kıyasla yavaş yavaş da olsa daha riskli bir hayat  yaşamak için davranış kalıpları geliştirmek ızorunda kaldılar. Bu kurtlar geliştirdikleri cesur, ama aşırıya kaçmayan bu gözüpek davranış yapıları ile, yiyeceğe daha yakın mesafede kalmalarının da avantajıyla, risk almaktan kaçınan diğer türdeşlerine göre daha çok yiyeceğe ulaşabildiler.

Zaman ilerledikçe ve nesiller geçtikçe, doğal seleksiyon git gide daha da kısa mesafe koşucularının lehine gelişti, onların avantajına çalıştı. Ancak, bu durum kısa mesage koşucusu bu kurtların, sonunda insanların attığı taşların menzili kadar mesafede koştukları bir noktaya ulaşmalarına kadar sürebildi, zira o kadar kısa mesafe koşan kurtlar bu sefer de atılan taşlardan dolayı ölüyorlar ve dolayısıyla üremeye pek fırsat bulamıyorlardı.

İdeal kaçış mesafesi, daha sonraki zamanlarda ise hayvanların ulaşabildiği yeni ve farklı gıda kaynakları ise değişime uğradı.”

Kurtların yaşadıkları çevreye uyum sağlamak için kullandıkları yolların sonucunda köpek türüne dönüşmeleri, kuşkusuz evrim sürecini anlayışımıza yeni ve farklı bir boyut getiriyor. Richard Dawkins’in bu konuda yazdıklarını içeren daha uzun ve teknik bir makale okumak isterseniz, İngilizce olarak Times gazetesinin şu sayfasında bulabilirsiniz.

8 comments on “Kurtlar nasıl köpeğe dönüştü?

  1. Aynı bölümde tilkilerle çalışmış bir Rus bilimadamının yaptıklarından da bahsediliyor. O kısım da okunmaya değer.

  2. bu çok şaçma bir teori,buna benzer binlerçesi üretilebilr;alın bendende bir demet,bu hzlı koşan kurtlar,avlarına yetişe bilmek için kendini geliştirdi(!)ve leopar oldu,bir müddet sonra hızlı koştuğundan çabuk yoruluyordu,buda zor olmaya başlamıştı,en iyisi kürk rengini değiştirip (favorisi siyah) puma sonra pars oldu,bundanda sıkılıp, en iyisi ALEMİN KRALI aslan olayım dedi ve o gün bu gündür krallar gibi yaşıyor,—-aslında bu günkü KILIÇ BALIĞIDA karadenizde yaşayan 1 tane hamsinin kaçarak okyonuslara cıkmasından oluşmuştur,VEDE zürafaların büyük büyük dedeleride zebralardır,zebralarında B.B.B.B. DEDELERİDE bildiğiniz termitlerdir,tabiki kartalların da B.B.B.B DEDELERİDE bildiğiniz PİRELERDİR, işte böyle açıkla açıkla bitmez,—–YA KARDEŞİM SİZİN AKLINIZ FİKRİNİZ YOKMU, HERŞEYİ YARATAN ALLAHTIR,”OL” DEMİŞ VE OLMUŞTUR, GERİSİ DEVRİM MASALLARIDIR, yiyenlere afiyet olsun(beyinsizler)

  3. Sayın Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanım Ali Babacan,

    Öncelikle benim gibi değersiz bir blog yazarının sayfasını ziyaret ettiğiniz ve yorum bırakma lütfunda bulunduğunuz için şükranlarımı sunarım.

    Fikirlerinize gelince, elbette ki onlara karşı çıkmak bizim haddimize değildir, bizim zekamızı ve anlayışımızı aşan yüce takdirlerinizin doğruluğundan en küçük bir kuşkumuz olmadığına emin olabilirsiniz.

    Türkiye Devleti’nin ekonomisi, maliyesi, finansı, şusu busu derken, o kadar önemli iş arasında, bu konulara ve bize ayırdığınız vakit için yeniden teşekkür eder, saygı ve hürmetlerimi arz ederim efendim.

  4. Hayvanların evrim sürecinden bahsediliyor sayın bakanım. Eğer insan evriminden bahsetseydi haklısınız sacma, cünkü insan kafasına göre şekil şema değiştirirdi, beğendiği kürkü kazak giymeden de kullanabilir,orasından burasından alakasız uzuvlar cıkarabilirdi :)))

    Şaka bir yana bir fikrimi dile getirmek istiyorum burada, bana göre insan davranışları,toplumsal kurallar,gelenek ve göreneklerimiz, hayvanlara ve diğer canlılara öykünerek öğrenilmiştir !

    Elbette kalıtımın da payı büyük, nitekim diğer canlıların da genlerini taşıyor olabiliriz, bazı insanları gözlemlediğimde tıpkı bir tilki gibi kurnazca yaşıyorlar, bazıları kendi bebeğini doğurduktan sonra cöp kutusuna atabiliyor, hicbir vicdani azap duymadan, hicbir psikolojik sorunu olmadığı halde ,tıpkı yavrularını yiyen hayvanlar gibi! Bazılarının son derece normal bir hayatı ve ailesi varken birdenbire seri katil olduğu ortaya cıkıyor, öldürme ic güdüsünü kontrol edemeyen bazı yırtıcı hayvanlar gibi.. yalnızca hayvanlarla sınırlı değil bence bu öykünme, örneğin budist rahiplerin bitkilerden esinlendiğini düşünüyorum, sade yaşamları toprak ve güneşe özgü, özellikle meditasyon yaparken toprağa gömülüymüş gibi duran bacakları bitki ya da agac köklerini andırıyor…

    Belki verdiğim örnekler yetersiz ve yanlış,belki de doğru aktaramamış olabilirim..
    Son olarak bir belgeselde izlediğim yorumsuz bir görüntüyü olduğu gibi anlatmak istiyorum, dişi yengec erkek bir yengeci gördüğünde antenlerini temizlemeye başlıyor, ciftleşmeye hazırlanıyor, daha sonra olaya dahil olan 3. bir yengec diğer erkeğe meydan okuyor, savaş aletlerini temizleyip savaşmaya başlıyorlar, kazanan erkek, dişi yengeci yuvasına götürüyor ve önce onun girmesini bekliyor, sonra kendisi de cukura girip önceden hazırladığı topak gibi bir camuru kapı olarak kullanarak kapıyı kapatıyor, bende cağrıştırdığı bircok önemli kavram var bu görüntüyle ilgili, en başta da namus kavramı…
    Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Mağara döneminde ders alabileceğimiz, bize yol gösteren birşey olmadığına göre diğer canlılara öykünerek davranış ve tutumlarımızı, bircok toplumsal kuralı ve kavramı oluşturmuş olmamız mümkün mü?

  5. Babacan, boş boş konuşanlar çok görmüştüm ama siz bir çığır açtınız. tebrikler!

  6. en iyi bildiklerimizi bile aslinda bilmedigimizi anliyoruz. Ama su anki haliyle evrim zeka oyunlarini andiriyor. alternatif milyonlarca ihtimal varken belli basli oneriler ‘iste evrim bu’ seklinde sunuluyor. oysa ki evrimde bile yuzbinlerce ihtimal var. bence gercek su ki sistemin butunune hakim degilsek tam dogrulukta sebep-sonuc iliskisi kuramayiz. o halde sebep budur diyemeyiz. ayrica atomun ve molekullerin evrimlesmedigini hatirlamakta fada var.
    bazi kristiyan kaynaklarda her bolumun sonunda ‘iste bu da bize sunu anlatir’ diye cikarmaniz gereken sonuc aktarilir. evrim de bilimin dini gibi aynen. her bolumun sonunda ‘iste evrim bunu boyle yapar’ seklinde bolumler var.
    yani insanlar tepki gosterdikleri seye donustuler zamanla. ayni metodlarla bunu kabul etmelisiniz diyorlar.
    evrim dusuncesine karsi da supheci bakmak lazim. o meselenin de sarlatanlari bizleri zeka oyunlari ile kandirmaya calisiyorlar.

  7. düşünemiyorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: