7 Yorum

Moskova’nın sokak köpekleri, hızla evrim geçirip daha zeki hale geliyorlar!

Korkutucu bir bilim kurgu öyküsünün başlığını andıran bu cümle hayal ürünü değil, gerçeğin ta kendisi.

Beyin araştırmaları ile evrim teorisi alanlarının kesiştiği araştırmalar arasında en ilginçlerinden biri, geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bu araştırmaya göre Moskova’nın ağır ve çetrefilli hayat koşulları, bu şehirde yaşayan sokak köpeklerinde, “kurt” davranışlarına benzer davranışlar göstermeye iten evrimsel bir sürece yol açmaya devam ediyor. Bu köpeklerin zeka seviyelerinin artmakta olduğu ve hatta beyinlerinin Moskova’nın karmaşık metro sisteminde yollarını kolayca bulabilecek bir yetenek kazandığı belirtiliyor.

Sokak köpeklerinin çokluğu, çok eski zamanlardan beri Moskova sokaklarında alışıldık bir görüntü olmuş. Günümüzde de şehirde her 300 Moskovalı’ya karşılık olarak bir sokak köpeği yaşıyor.

A.N. Şevertsov Ekoloji ve Evrim Enstitüsü araştırmacılarından Andrei Poyarkov, yaklaşık 30 yıldır bu köpeklerin davranış özellikleri üzerinde çalışmalarını sürdürmeye devam eden bir bilim adamı. Poyarkov, bu süre içerisinde sayısı 35.000’e yaklaşan köpek üzerinde araştırmalar yürütmüş ve bu süre zarfında bu köpeklerin çeşitli özelliklerinde önemli değişiklikler kaydetmiş. Bu değişikliklerden bazıları gerçekten oldukça şaşırtıcı. Örneğin, zamanla köpekler benekli postlarını kaybetmiş ve sallanan kuyruklarından kurtulmuşlar. Daha da ilginç bir gelişme olarak, onları kurtlardan ayıran başlıca davranış özellikleri olan “arkadaş canlılığı” özelliklerini yitirmişler.

Bunlara karşın (ya da belki de bunların yerini almak üzere) evrimsel bazı yeni özellikler geliştirdikleri gözlenmiş. Bu özelliklerden en önemlisi, içinde yaşadıkları ortama uygun olarak dört ayrı karakter özelliği gösteren sosyal grupların ortaya çıkması olmuş. Poyarkov, bu farklı sosyal köpek gruplarını “bekçiler”, “çöpçüler”, “vahşiler” ve de “dilenciler” şeklinde isimlendirmiş.

Bekçiler, Moskova sokaklarında dolanıp şehrin tellerle çevrilmiş güvenli bölgelerinde görev yapan güvenlik görevlilerinden yiyeceklerini sağlayarak hayatta kalmayı öğrenmişler. Güvenlik görevlilerini kendi sahipleri ve koruyucuları olarak benimsemiş ve onların bir nevi “yarı-yabani” yardımcıları olarak davranmaya başlamışlar.

Çöpçüler, içinde yiyecek bulma imkanı olan şehir çevresindeki çöplük alanlarını didiklemeyi seçmişler. Vahşiler ise, en fazla kurtlaşmış grubu oluşturmuş, gecelerin karanlığından yararlanarak fare, sıçan ve kedileri avlayan bir türe dönüşmüşler.

Son sosyal grup olan “dilenciler” ise, biraz da şaşırtıcı olarak, en fazla evrim geçiren grup olarak ortaya çıkmış. Yaşadıkları şartlara ve beslenme ihtiyaçlarına en uygun davranış kalıplarını sergileyen grup dilenciler olmuş. Genellikle gıdalarını mahalle sakinlerinin bıraktığı yemek artıkları ile karşılamaya başlamışlar. Öte yandan, kendilerine yemek verme ihtimali en fazla olan insanları tanıyabilme yetisini geliştirmekle kalmamış, Moskova’nın metro ağında yollarını bulmayı da öğrenmişler. Keskin koku duyuları ve belirli duraklara gelen tren makinistlerini tanıyabilme yetenekleri sayesinde, metro istasyonlarını bölgelere ayırmışlar. Her istasyon, belirli bir köpek grubunun özel ve “girilemez” bölgesi haline gelmiş.

Tüm bunların yanısıra, Poyarkov’un belirttiğine göre, dilenci köpeklerin grup ya da sürü yapıları, onların yaşamlarını sürdürebilmelerine imkan verecek şekilde kas gücünden ziyade beyin gücü üzerine inşa edilmiş. Dilenci köpeklerin gruplarında, alfa köpek rolünü fiziksel olarak en güçlü olan köpek değil, zekası en gelişmiş köpek üstlenmeye başlamış.

(Bir grupta, “alfa” olan birey basitçe o grubun en güçlü üyesi, lideri ve kararları veren üyesine verilen isimdir. Ancak, tartışmalı bir kavram olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.)

Moskova’nın sokak köpeklerinin evrim süreci, en azından 1800’lerin ortasından beri devam etmekte, bu yıllarda yazan Rus yazarların yapıtlarında sokak köpeklerinden sık sık bahsedildiği görülüyor. Bu evrimleşme, tahmin edilebileceği üzere neredeyse “ölümcül” bir doğal seleksiyon süreci ile yürümüş. Şu anda sokak köpeklerinin çoğunu sıcak yuvalarından kovulan ve evcilleştirilmiş köpekler oluşturuyor, ancak Poyarkov’un tahminlerine göre bunların ancak % 3 kadarlık bir kısmı yeterli derecede beslenip üreyecek kadar uzun süre hayatta kalabiliyor.

Hayatta kalabilen bu şanslı kesimden olabilmek için ise, bir köpeğin gerçekten o şartlara göre “en güçlülerden” olması şart, zira “survival of the fittest” en azından köpekler için tüm acımasızlığıyla devam ediyor.

7 comments on “Moskova’nın sokak köpekleri, hızla evrim geçirip daha zeki hale geliyorlar!

  1. […] güzel yazısı olan “Moskova’nın sokak köpekleri, hızla evrim geçirip daha zeki hale geliyorlar!” teşekkür ediyoruz. «← Kare […]

  2. Sokak köpekleri için çevre şartları acımasız ve gerçek anlamda bir doğal seçilim söz konusu oluyor. 1800-2010 arasındaki 210 senede (her köpeğin ömrünün 10 sene olduğunu kabul edersek) 21 nesil gelmiş ve evrimin 21 nesilde ortaya çıkmış olması gerçekten şaşırtıcı. Belkide biyolojik bir evrim yerine Dawkins’in “meme” kavramı ile ortaya attığı sosyolojik bir evrim gerçekleşmiş ve her köpek öğrenerek 4 farklı türden birine mensup olmuştur.

  3. Mustafa Özkan’ınki gerçekten ilginç bir yaklaşım, bence haklılık payı olabilir. Zaten daha süreç tam olarak anlaşılmış da değil, yalnızca dediğin gibi evrimin ne kadar kızla ilerleyebildiğinin bir göstergesi, o bakımdan çok şaşırtıcı.

    Madem söz iyice kurt ve köpeklerin evrimine geldi, bunun üstüne ben de Dawkins’in bununla ilgili başka bir ilgi çekici teorisinden bahseden bir post patlatayım da tam olsun muhabbet :)

  4. Sokak köpeklerinin ömrünü 4-5 sene sayabilirsiniz, belki daha da az. Ev köpekleri dediğiniz kadar yaşamakla birlikte sokak köpeklerinde durum o kadar parlak değil. Öte yandan bir köpek 1-2 yaşından itibaren çiftleşebilir, nesilleri takip ederken buradan hareket etmek daha doğru.

  5. Ve belki de en önemlisi, Moskova’da halk kopeklere oldukca saygilidir, evcil olarak da cok fazla sahiplenirler.

  6. daha zeki olanlar varolmayı ve adapte olmayı başardı.zor kış şartlarında tamamen sosyal bir kalabalık olan insan toplulukları arasında var olabilmek için sadece tüylü post yetmez.

  7. @Otizmturkiye: Ben yorumunu tam olarak anlamadım. Biraz daha açık olarak ifade edebilir misin?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: