2 Yorum

Domuzlar ayna yardımıyla gizlenmiş yiyecekleri bulabiliyorlarmış!

İmdi, Türk basınında buna benzer bir haber gördüğümüzde, biliriz ki bu haberin o sayfada o küçücük yeri kapmış olmasının sadece iki nedeni vardır: Birincisi sayfanın boş kalmış olması, yani başka koyacak haber bulunamamış olması; ikincisi ise millete geyik malzemesi çıksın, gazete azıcık renklensin de insanların keyfi yerine gelsin umudu. Yoksa, bilimsel olarak bizim ülkede böyle bir araştırmanın sonucu gazetecilik açısından hiçbir haber değeri taşımaz, ki zaten bu çoğu ülkede de aynıdır. Yani sadece bizim gazeteleri suçluyor değilim, böyle konuları insanların büyük çoğunluğu ciddiye almaz, onu diyorum.

Gelgelelim ben alıyorum. Üstelik, oturup bir sürü vakit harcayıp üzerine aşağıdaki yazıyı hazırlıyorum. Ne yaparsınız, insanoğlu çeşit çeşit.

Aynalara düşkün bir domuz

Aynalara düşkün bir domuz

Bilim adamları, ayna kullanma becerisini (kendine bakmak için değil, başka amaçlar için, devam edin lütfen) bir canlı türünün kompleks bilişsel süreçlere sahip olduğunu göstermenin yanısıra, bir tür etrafının “bilincinde” olmanın işareti olarak kabul ediyor. İnsanlar ve bazı primat türleri (şempanzeler vb.) dışında, yunuslar, filler, saksağanlar ve daha önce sözünü ettiğimiz Alex isimli bir papağan da (bakınız: Dahiler hakkında bilmediğiniz on gerçeğin sonuncusu) aynaları kullanarak objeleri ayırt etme veya vücutlarındaki belirli bir yerdeki herhangi bir lekeyi yok etme becerisine sahip hayvanlar arasında. Son araştırmalar ise gösteriyor ki, domuzlar da ayna kullanabilen akıllı mahluklar listesine eklenmeyi meğer hak ediyorlarmış. Ağıllarına ayna konan her sekiz domuzdan yedisinin, beş saat uğraştıktan sonra, aynanın yansımasını kullanarak gizlenmiş bir yemek kasesini bulmayı başardığı son araştırmalar ile ortaya konulmuş durumda (yani artık rahat edebiliriz).

Hayvan davranışları konusunda uzman olan Donald Broom’a göre, bu deney domuzların ayna kullanabildiğini gösteren ilk araştırma olması açısından oldukça önemli (elbette size birşey ifade etmeyebilir ama onun için önemli işte). Broom, konu üzerindeki görüşlerini “Hayvanların sofistike öğrenme süreçlerini ve çeşitli farkındalıklarını bulmak, insanların diğer canlı türleri hakkındaki düşünce tarzlarını değiştirebilir ve uzun vadede daha yüksek bir refah düzeyine ulaşmamızı sağlayabilir.” diye açıklıyor. Elbette olayın sonucunu yine insan refahına bağlaması acayip, ama bunu onun kendi acayipliğine verip, bu ilginç araştırma hakkında öğrendiklerimizi anlatmaya devam ediyoruz. Ama şunu belirtmeden de geçmeyeyim, Broom dediğiniz öyle boş adam değil, araştırmayı Animal Behaviour isimli pek seçkin ama komik isimli bilimsel dergide makale olarak yayınlayan bilim adamlarından bir tanesi.

Domuzlar, ağıllarına daha önce hiç görmedikleri o parlak, ışıltılı nesne ilk konduğunda diğer birçok hayvan gibi önce çok fena meraklanmışlar, bu araştırmaya göre. Önce hafif korkarak yaklaştıkları aynaya daha sonra koca burunlarıyla birkaç defa vurup birşey olmadığını görünce, arkasında ne olduğunu anlamaya çalışmışlar. Her bir domuz ayna karşısında yaklaşık 20 dakika geçirmiş ve bunun çoğunda sağa sola dönüp vücutlarını çeşitli açılardan incelemişler. Ayna karşısında geçirilen vaktin dişi ile erkek domuzlar arasında nasıl bir fark gösterdiğini ölçmek araştırmacıların aklına gelmemiş. Ya da en azından konuyla ilgisiz olduğu için, araştırmada yazmıyor.

Ayna karşısında ortalama beşer saat harcamalarına izin verilmesinin ardından, domuzlar bir bariyerin arkasında gizlenmiş olan bir yemek kabının bulunduğu yeni bir test alanına götürülmüşler. Ama ortam öyle bir ayarlanmış ki, domuzlar yemek kabının bir aynadaki yansımasını görebiliyor olmalarına rağmen, yemek kabının kendisini göremez durumdaymışlar (sanki çok zor ya bunu ayarlamak, neyse). Domuzlara yardımcı olmanın dozunu iyice kaçıran araştırmacılar, yemek kabının arkasına bir de vantilatör koymuşlar ki, yemeğin kokusu odanın içinde buram buram yayılsın, domuzlar eşek değil ya, artık anlasınlar birşeylerin döndüğünü bu acayip ortamda. Ama araştırmacılar bir yandan da hinlik yapmadan durmamışlar tabii, domuzların kokuyu doğrudan takip edip yemeğe ulaşmaları da mümkün değilmiş.

Sonuçta, daha önceden ayna kavramı ile tanışmış  ve güzelim vücutlarını seyre doyamamış sekiz domuzdan yedisi köfteyi çakmış ve aynadaki görüntüsünden yemek kabının yerini doğru tespit etmeyi başarmış. Mesela, normal bildiğin (yani hiç ayna deneyimi olmayan) domuzu koyduğun zaman aynı ortama, 11 tanesinden dokuzu kafayı sıyıracak raddeye gelmiş neredeyse, aynanın arkasında yemeği arayıp bir türlü bulamamaktan hayatları kararmış neredeyse.

Yani, araştırmanın en sonunda domuzların sadece ayna kavramını çözdükleri  değil, bulundukları ortamda aynanın işlevini kullanarak, bu konudaki bilgilerini yemeğe ulaşmak için uyarlayabildikleri ve devreye sokabildikleri ortaya konmuş.

Elbette bu yeteneğin aslında gösterdiği başka birşey de domuzların “değerlendirme farkındalığı” adı verilen bir kabiliyete sahip oldukları. Yani, bir durumun kendileri için öneminin farkına varabiliyorlar (üstelik göreceli olarak kısa bir sürede). Bu da, bir “kendileri” olma bilincinde olduklarını bir dereceye kadar kanıtlıyor.

Sözün özü, başka araştırmalarla beraber değerlendirildiğinde, bu çalışma da domuzların düşünüldüğü kadar düşüncesiz yaratıklar olmadığını ortaya koyuyor. Daha sonra da insan kendine sormadan edemiyor: Bugün domuz için yapılan bu deney, yarın bir inek, bir keçi, hatta bir tavuk için neden tekrarlanmasın? Tekrarlanınca, onların domuzdan ne eksiği var ki benzer sonuçlara ulaşulamasın? Öyle değil mi ama gerçekten de?

Belki de, diyor araştırmacılar, bu tür araştırmalar günün birinde çiftlik hayvanlarına daha “insanca” davranılmasının kapısını aralayabilir. Çünkü insan dediğin, az çok kafasının çalıştığını bildiği bir mahluka bundan böyle bir makine ya da pişmemiş yiyecek olarak bakamayacak, onun da bir kişiliği olduğunun farkına varacaktır:)

En azından araştırmacıların umudu bu yönde. Ama şunu da unutmamak lazım, onlar böyle hayalci, rüya aleminde yaşayan insanlar oldukları için araştırmacı olmuş olabilirler zaten.

2 comments on “Domuzlar ayna yardımıyla gizlenmiş yiyecekleri bulabiliyorlarmış!

  1. Güzel bir çalışma olmuş.

    Elinize sağlık…

  2. Kediler o kadar da zeki değiller belki ama kedimin de bir-iki beni şaşırtan yönünü paylaşmak isterim. Birincisi balkonda bir kere az daha bir kuş yakalıyordu, bu onun avcılık içgüdülerini ve iştahını öyle kabarttı ki (biz düşmesinden korktuğumuzdan izin vermediğimiz için) balkona çıkmanın binbir yolunu aradı, ama benim ilgincime giden bizim balkona çıkarken kapının kolunu açtığımızı anlayıp bununla balkona çıkmak arasında bir bağlantı kurmuş olacak ki kapının koluyla ölümüne oynadı(tabi açmya gücü yetmedi :) ).

    ikincisi de bunun önüne ayna koyup biraz seyrettik, ilk başta aynayı görüyor, bi pati atıyor sonra arkasına bakıyordu, artık aynayı hiç umursamamaya başladı, yani aynadakinin gerçek olmadığını fark etti mi acaba diye düşünmeye başladım(domuz gibi kendini incelemedi ama hiç). Ondan sonra yeni evimize taşındık ve odamdan bir ayna aracılığıyla direkt mutfak görünüyor (ve tabii ki kedim mutfağın yemek demek olduğunun farkında). Ancak mutfakta hiç sevmediği bir şey de var:su üzerine herhangi bir şekilde su atınca deliye dönüp kaçacak delik arıyor ancak geçende acaba aynadan bana bakarken su atsam korkar mı dedim, ve (benim akıllı kedim) korkmadı! Ayrıca aynadan bana bakarken çağırdığımda aynaya doğru değil mutfaktan çıkar çıkmaz direkt odaya doğru dönüyor, bunlar direkt kanıt olamasalar da aynada gördüğü şeyin gerçek olmadığının farkında olduğunu destekler nitelikte.

    Tabi şöyle de düşünebiliriz, kedi aynayı iki taraf arasındaki bir cam olarak algılıyor olabilir(çünkü camın varlığını biliyor, arkasını görebilse de içinden geçemeyeceğinin farkında.). Yani aynadakini gerçek sanıp, arada bir engel olduğu için kendisine etki edemeyeceğinin farkında ama yine de aynadan çaırdığımda aynaya değil de bana gelmesi bence aynadakinin benim görüntüm olduğunu ama gerçek olmadığını gerçeğini nerede bulacağını bildiğini gösteriyor olabilir.. Amma uzun yazdım kusura bakmayın :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: